Faydalibilgiler.com   -   Anasayfan Yap   -   Favorilerine Ekle
Üye Girişi
ÜYE OL  /  Şifremi Unuttum
Anasayfa
Makale Ekle
Faydalı bilgiler sitesine üye olmak ve bilgini paylaşmak istiyorsan hemen üye ol!
Araba
Bilgisayar
Bilim ve Teknik
Eğlence
Elektronik
Ev Bahçe
Finans
Hobi
İletişim
Kadın
Kim Kimdir
Kültür ve Sanat
Müzik
Sağlık
Seyahat
Yaşam
Yiyecek İçecek
Makale Sayısı :990
Gezinti Bağlantılarını AtlaFaydalı Bilgiler - Kültür ve Sanat - Tarih - Faşizm Nedir?
Son Eklenenler En Çok Okunanlar Yüksek Puanlılar Rastgele Seçilenler
  Ceza sahası
  Kaleci
  Büyük birlik partisi - bbp
  Muhsin yazıcıoğlu
  Hesap makinesi

Tarih

Tarih, toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.Tarih tekrarlanamadığı için deney ve gözlem yöntemi kullanılamaz.

Faşizm Nedir?

      35 Kez Oylandı
Kelime olarak Faşizm, Roma İmparatorluğunda devlet iktidarının ve siyasi birliğin simgesi küçük baltalara verilen isim ´Fasces´ten gelmektedir. Ama toplumsal gerçeklik içinde ifade ettiği anlam çok daha farklıdır. “Faşizm, finans-kapitalin en gerici, en şoven ve en emperyalist unsurlarının açık terörcü diktatörlüğüdür.”(Dimitrov) Faşizm, sınıflar üstü bir uygulama veya yönetim biçimi değildir. O, emperyalizm dönemde ortaya çıkan bir devlet biçimidir. Emperyalizm, kapitalizmin tekelci aşamasıdır. Emperyalizm aşamasında, ekonomide serbest rekabetin payı nispi olarak azalmış, tekeller egemen hale gelmişlerdir. Emperyalizmin temel ekonomik özelliği onun tekelci niteliğidir. Artık kendi ülkesindeki sömürüyle yetinemeyen, tekeller arasındaki rekabeti iliklerinde hisseden burjuvazi yeni sömürü alanlarına el atmıştır. Yapılan yığın üretimi burjuvaziyi, gerekli olan hammadde kaynakları, yeni pazar alanları ve artı-değer oranının yüksek olduğu ülkelere yöneltmiştir. Böylece tek tek ülke ekonomileri emperyalist tekellerin çıkarına olmak suretiyle tek bir dünya ekonomisi haline gelmektedir. Ama bu süreç, dünyanın milyarla ifade edilen büyük bölümünün bir avuç zengin emperyalist ulus tarafından yoksulluk, emperyalist yağma ve barbarlık ile sömürülmesini ifade etmektedir. “Emperyalizm hem dış hem de iç siyasette demokrasiyi yıkmaya doğru, gericiliğe doğru mücadele eder. Bu anlamda emperyalizm su götürmez bir biçimde genel olarak demokrasinin, bütün demokrasinin inkârıdır.” (Lenin, Emperyalizm, Evrensel Basım Yayın) Emperyalizmin tekelci özelliği siyasi alanda kendini gericilikle gösterir. Emperyalizm mali oligarşinin tekelci diktatörlüğüdür ve demokrasiye taban tabana karşıttır. Emperyalist tekellerin azami kar uğruna sömürgelerdeki katmerli baskı ve yağması, halkların inanılmaz sefaleti, emperyalist merkezlerdeki emekçi yığınlarının hayat standartlarındaki sürekli bozulma ve yağma savaşları emperyalizmin kaçınılmaz olgularındandır. Bu durum, emperyalist ülkelerdeki işçi sınıfı ve emekçiler, sömürgelerdeki halk yığınları arasında hoşnutsuzluk ve tepki yaratır. Kapitalist bunalım dönemleri, halk yığınlarının devrimci hareketi, burjuvazinin yönetemez duruma gelmesi, bütün bunlar burjuva egemenliğinin tehlikeye düşmesi anlamına gelir. İşte faşizm, bu bunalımdan kapitalizm lehine çıkış yollarından birisidir. Diğer kapitalist yol ise, işçi sınıfı içerisindeki oportünizmi temsil eden reformist kanatla burjuvazinin ittifakıdır. Avrupa ülkelerinde bunalımdan çıkış yolu olarak bu iki seçenek de burjuvazi tarafından kullanılmıştır. İkinci Enternasyonal’in Sosyal-demokrat partileri bunalım dönemlerinde burjuvazi ile ittifak halinde hükümetler kurmuşlardır. Böylece kapitalizmin istikrarı uğruna, burjuvazinin iktidarının devrim yoluyla elinden alınmasına sosyal-demokrat partiler engel olmuşlar ve burjuvaziye uşaklık yapmışlardır. Alman Sosyal-demokratları, hükümet kurduktan sonra bizzat kendilerini iktidara getiren işçilere saldırmış, onların devrimci hareketini kanla bastırmıştır. İşçi sınıfı ile burjuvazinin işbirliğini savunan Sosyal-demokratlar böylece burjuvazinin işçi sınıfına karşı mücadelesinde burjuvazinin saflarında yer almışlardır. İşçi sınıfını birkaç sosyal reform kırıntısıyla burjuvaziye satmışlardır. Bu bunalımdan ikinci kapitalist çıkış yolu olan faşizm ise devrimci sınıf hareketinin burjuvazi tarafından uzlaşmayla yenildiği ilk seçeneğin tersine, sınıf hareketine karşı açık terör, bütün demokratik hak ve örgütlerin ortadan kaldırılması ve başta komünistler olmak üzere işçi sınıfının önder kadrolarının katledilmesidir. Bu yüzden faşizm bir devlet biçimi olarak demokrasinin baştan sona inkârıdır. O, demokratik devlet biçiminin işlemez hale geldiği koşullarda kapitalist düzenin devamı için bütün demokratik biçimlerin inkâr edilerek devlet aygıtının baştan sona militaristleşmesi ile halk yığınlarının mücadelesinin ve onun önderlerinin açık terör ile bastırılmasıdır. Faşizm, finans kapitalin demokratik yollarla iktidarını sürdüremediği koşullardaki egemenlik biçimidir. Bu yüzden bir sınıfsal temeli vardır: Burjuvazinin ve onun egemen tabakası olan finans kapitalin açık terörcü diktatörlüğü.
Yazar & Kaynak
:
Eklenme Tarihi
: 28-02-2009

Makaleye Ait Resimler



Makaleye Ait Videolar


Reklam


Faydalibilgiler Yönetim

 


 

Faydalıbilgiler yeni tasarım ve kodlama yapısıyla yeniden s
Devamı