|
|
Tarih
Tarih, toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.Tarih tekrarlanamadığı için deney ve gözlem yöntemi kullanılamaz.
|
|
Kıbrıs Türk Toplumu, Kıbrıs’ın Türkler tarafından alındığı 1571 yılından beri adada varlığını sürdürmektedir.
Adanın İngiliz yönetimine geçmesi (1878) ve bu tarihten sonra Kıbrıs Rumlarının Enosis faaliyetlerine başlaması, Kıbrıs Türklerini huzursuz etmiştir. Türklerin bir kısmı adadan ayrılmış, kalanlar ise köylerde tarımla, küçük el sanatları ile uğraşarak ve memurluk yaparak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Kıbrıs Türklerinin Rumların Enosis faaliyetlerine karşı, Birinci Dünya Savaşı’na kadar ciddi bir örgütlenmesi olmamıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rumlar Enosis faaliyetlerini artırınca Türkler de örgütlenmeye başlamışlardır. 1955 yılında Enosis’I gerçekleştirmek için EOKA’nın İngilizlere ve Türklere karşı terör eylemlerine başlaması karşısında Türkler, başta TMT olmak üzere silahlı ve siyasi örgütler kurarak kendilerini savunmuşlardır. Bu dönemde Türklerin bir kısmı, Rumlar yüzünden yaşadıkları yerleri terketmek zorunda kalmış, ekonomik durumları giderek bozulmuştur. Türklerle Rumların ortak çalıştığı kurumlar yavaş yavaş Rumların eline geçmeye başlayınca, Türkler de, kendi kurumlarını oluşturmuşlardır. 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, Türklerin ekonomik durumu Rumlardan daha kötü olmasına rağmen kendi Cemaat Meclislerine ve diğer anayasal haklarına kavuşmaları onları rahatlatmıştır. Cumhuriyet’in Türklere tanıdığı hakları fazla bulan Rumlar, 1963 sonunda Türklere saldırmaya başlamış, saldırılar karşısında Türkler kendilerini korumak için “anklav” denilen küçük bölgelerde toplanıp birarada yaşamak zorunda kalmışlardır. Türk Toplumunun Rumlardan tamamen koparak küçük bölgelerde ve çok zor koşullarda bu şekilde yaşamaları 1974’e kadar sürmüştür. Bu süre içinde toplum düzenini ve güvenliğini sağlamak için önce “Genel Komite” daha sonra “Geçici Türk Yönetimi” oluşturulmuş ve Türkleri yönetmiştir.
1974 Türk Barış Harekatı’ndan sonra, Türklerin can ve mal güvenliği sağlanmış, sahip oldukları Kuzey Kıbrıs topraklarında 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuştur.Devlet, önce halkın ev, toprak, işyeri ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmış, birkaç yıl içinde Türkiye’nin de yardımlarıyla, Türk Toplumunun sorunlarını büyük ölçüde çözmüştür. Siyasi, ekonomik ve sosyal yapılanma hızla tamamlanmış, Türkler normal yaşamlarına dönmüşlerdir. Diğer yandan Rum tarafı ile ortak bir devlet kurma konusunda anlaşmazlık yıllarca devam etmiş ve uzlaşma sağlanamamıştır. Olaylar Türkler aleyhine gelişince, Türk tarafı, egemen bir devlet olduğunu ilan etmek zorunda kalmış, 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Türklerin egemenliklerini ilan etmeleri, çeşitli ülkeler ve uluslararası kuruluşlar tarafından tepkiyle karşılanmış, Türkiye dışında KKTC’yi tanıyan ülke olmamıştır. Rum tarafı ile ortak devlet kurma girişimleri ve görüşmeleri günümüze kadar sürdürülmüştür.
|